30 Mayıs 2016 Pazartesi

KHALLED HOSSEINI/Bin Muhteşem Güneş Kitap Yorumu




Herkese Merhaba

Bugün sizlere Khaled Hosseini'nin Bin Muhteşem Güneş isimli romanından bahsedeceğim.

Bu kitap tam da arkasında yazdığı gibi beklenen bir roman.Uçurtma Avcısı'nın peşinden ancak bu roman gelebilirdi.

 Khalled Hosseini(Halit Hüseyni) kitaplarında genel olarak Afganistan'ı anlatması onu öncelikle farklı yapıyor.Kullandığı üslup da farklı ve sade.Kısacası Hosseini farklı bir yazar.Onunla tanışmak isterdim.3 tane kitabı var ve hepsi çok başarılı.Bunlar yazısını yazmış olduğumuz Bin Muhteşem Güneş, Ve Dağlar yankılandı ve Uçurtma Avcısı.Bu kitapların hepsinde yazarın o yumuşak kalbini ve samimiyetini hissediyorsunuz.

  Yine bu kitabında da her şeyi açık açık anlatmış.Kadınların ve çocukların yaşadığı onca acıya değinmiş.Nasıl mı değinmiş?Bazı yerlerde size sadece olayı anlatmış.Herhangi bir düşüncü veya öngörü yok.Ne düşüneceğini okuyucuya bırakmış.Ayrıca konulara geçiş olsun,betimlemeler olsun çok başarılı buldum.Betimleme bolca var.Fakat bazı romanlarda veya kitaplarda okuduğunuz betimlemeler bir süre sonra sıkar ve okumayı bırakasınız gelir ya.Bunda öyle bir şey olmadı.Hatta tadına tat katmış.Öyle ki muhtemelen herkesin gözünde birbirine fazlasıyla benzeyen mekanlar ve karakterler oluşmuştur.


  Bu kitapta ne yok ki.1963 yılından başlayıp 2002-2003 e kadar sürüyor.Hikayenin başında henüz doğmamış olan Leyla,kitabın sonunda bir yetişkin olarak karşımızda duruyor.Hem de sayısız acıya katlanmış bir halde,yol arkadaşı Meryem'i yad ederek.

  Bu kitap Afganistan'ın değişimini acı bir şekilde gözler önüne seriyor.Göçleri,savaşları baskıyı...Burada insanların,özellikle talibanın nasıl acımasız olduğunu görüyorsunuz. Yasak görüyorsunuz.Sebepsiz yasakları... Çıkarılması gereken onlarca ders var.Geçmişe gömülmüş aşklar,anılar...''Ne kadar şanslıyım''dedim içimden.Fakat sonra dedim ki ''Olması gereken bu!''.

  Kitapta iyi pek bir şey olmuyor.Duygu yüklü bir roman.Fazlasıyla.

Kitaptan şu sözle bitirmek istiyorum.

  ''Afganistan'da kadın olmanın tam zamanı Leyla''

   Dikkat edin okurken farkında olmadan gözyaşlarınız bağımsızlığını ilan edebilir ve yer çekimine yenik düşebilir.

17 Nisan 2016 Pazar

LOVELY COMPLEX ANİME/MANGA YORUMU

Herkese Merhaba

   Bugün sizlerle Aya Nakahara'nın Lovely Complex mangası/animesi hakkında konuşacağım.Öncelikle şunu belirtmek isterim ki çok fazla anime izlemiş biri değilim fakat shoujo anime ve mangalar,hele romantik komediyse beni kendine çekiyor.Haydi o zaman biraz göz atalım daha sonra yorumumuza geçelim.


Bu manga Koizumi ve Otani 'nin hikayesini anlatıyor.Koizumi 1.58 boy ortalamasının olduğu Japonya'da (yanlışım varsa düzeltin) 1.72 boyunda bir kızdır.Oldukça eğlenceli biridir ve Umibozu'nun en büyük hayranlarından birisidir.Otani ise yine Umibozu'nun en büyük hayranlarından biri.1.56 boyunda fakat basketbolda oldukça başarılı bir genç.Otani ve Koizumi yaz kursunda tanışırlar (Hikaye mezun olana dek sürüyor.).Fakat bu tanışma pek sıcak olmaz.Sürekli tartışırlar.Bu tartışmalar insanları eğlendirir ve artık onların lakabı ''All Hanshin Kyoujin'' dir (Deve ile Cüce adlı TV programı).Bir gün okula Suzuki adında bir çocuk okula gelir.Koizumi bu çocuğu görünce hissettiği şeyin aşk olduğunu düşünür ve Otani'den ona onu ayarlamasını ister.Koizumi ise karşılığında Otani'ye Chiharu chan isimli tatlı ama bir o kadar utangaç olan arkadaşını ayarlamasını ister.Bunun için plan yaparlar ve plaj'a giderler.Kısa bir süre sonra Koizumi,Chiharu 'ya Ootani hakkında ne düşündüğünü sorar.Chiharu ise ''Kısa olduğundan onu erkek gibi görmüyorum'' der.Suzuki de Koizumi'yi uzun olduğu için kız gibi görmemektedir.Derken bir süre sonra acı gerçeği öğrenirler: Chiharu ve Suzuki çıkmaya başlamıştır.Peki bundan sonra ne olacaktır? İkisi arasındaki boy farkı gerçekten sorun mudur?


Bu kısım okumayanlar için,ilk bölüm spoiler'ı gibi bir şeydi.Okumayan kaldıysa şiddetle tavsiye ederim.Ya da izlemeyen kaldıysa diyelim.

Yorumlara gelecek olursak eğer.Bu anime bana Jane Austen'ın ''Aşk ve Gurur'',orjinal adıyla ''Gurur ve Önyargı'' isimli kitabını hatırlattı.Eğlenceli bir Aşk ve Gurur arıyorsanız tam sizlik.İçinde tüm duyguları barındıran.En shoujo sevmeyeni de,seveni de kendine çekecek,tekrar tekrar izlemeye sebep olacak bir anime.Bir kere animesi mangasına göre hızlı onu belirteyim.Ama bunu animeyi izlerken hissetmiyorsunuz.Manga'ya gerçekten sadık kalınmış hatta.Karakterler çok güzel verilmiş seslendirmedir,geçişlerdir,hikayedir her şey muhteşem.

Her anime/manga bitince boşluğa düşeriz fakat ben bu anime bitince hiç bu kadar  büyük bir boşluğa düşmemiştim.Kendime gelemedim desem    yanlış olmaz herhalde.Muhteşem bir anime izlerseniz,bitince büyük bir boşluğa düşersiniz.Bu anime öyle bir anime.Harika bir romantik komedi.Klasik değil,sonu çok güzel daha ne olsun. 2004 yılında, shoujo dalında, 49. Şogakukan Manga Ödülü'nü almış.Bence fazlasıyla hakediyor.Daha fazlasını bile.

Bu arada filmi izlemedim ama yorumlar ''Yerinizde olsam animesini izlerim'' gibiydi.Çok bir şey beklemeyin Live Action dan.


Özeti:Umibozu :D

Bıraksanız bu anime hakkında neler anlatırım fakat gelin görün ki bu büsbütün spoiler olur.İzlemeyenler için bunu yapmalıyım.Eğer ilgi görürse bu yazı izleyenler için yorum da gelir.Başında kocaman SPOİLER yazan.Neden olmasın?

BU RESİM BİRAZ SPOİLER.Fakat efsane bir sahne.


Kendinize iyi bakın...Bol eğlenceli mutlu hayatlar herkese.Bütün insanların yüzünün mutluluktan kırışması dileğiyle.Yorumlarınızı esirgemeyin.Hoşçakalın...